İZSU ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) tarafından ortak yürütülen çalışmalarda elde edilen veriler, kirliliğin çok yönlü ve birikimli bir yapı gösterdiğine işaret ediyor.
Gediz Nehri’nde örneklemeler her ayın ilk haftasında gerçekleştiriliyor. İzmir sınırlarında Gediz ana yatağı, Ağıldere ve Nif Çayı dahil 23, Manisa bölgesinde ise 36 noktadan numune alınıyor. Analizler İzmir’de TÜRKAK akreditasyonlu İZSU Halkapınar Laboratuvarı’nda, Manisa’da ise MASKİ laboratuvarında yapılıyor. Elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendirilirken, İzmir ve Manisa’dan sağlanan bulguların yıllık raporda bir araya getirilmesi planlanıyor.
Ocak ve Şubat 2026 dönemine ait “Gediz Nehri ve Yan Derelerinin Kirlilik İzleme Raporu”, havzada yaygın ve kronik bir kirlilik yükü bulunduğunu ortaya koydu. Rapora göre Gediz, 401 kilometrelik akış hattı boyunca sanayi, evsel atık ve tarımsal faaliyetlerin etkisiyle kirlenerek Körfez’e ulaşıyor. Su kalite göstergelerinde toplam azot ve fosfor değerlerinin tüm örnekleme noktalarında sınır değerlerin üzerinde olduğu, su kalitesinin 3'üncü sınıf seviyesinde bulunduğu tespit edildi. Ayrıca iletkenlik (tuzluluk), kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) ve biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) değerleri de birçok noktada “orta kirlenmiş su” seviyesine işaret etti. Bromür, alüminyum, demir ve bakır gibi parametrelerin de çevresel kalite sınırlarının üzerinde olduğu belirlendi.
Raporda, Gediz Havzası’ndaki kirliliğin başlıca kaynakları arasında sanayi, evsel atıklar ve tarımsal faaliyetler yer aldı. Azot ve fosfor yükünün özellikle gübre kullanımından kaynaklandığı, atık su arıtma tesisi bulunmayan yerleşimlerde yeni tesislere ihtiyaç duyulduğu ve endüstriyel deşarjların daha sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulandı.

